Dijital pazarlamanın 10 Altın Kuralı “by Didem Coşkun :)”

” Philip Kotler, Pazarlama 3.0’ı yazarken olmazsa olmaz 10 maddelik bir liste yapmış. Sizden beklentim, kişisel görüş ve deneyiminize göre benzer bir 10 maddelik liste yapmanız; ama Dijital Pazarlama için. Dijital Pazarlama’ya yönelik 10 altın kuralınız ne olabilir, bunu yazacaksınız.” dedi hocamız.. Ben de yazdım :) keyifli okumalar :)

 Önce pazarlamanın 10 altın kuralı:

  1. Müşterini sev, rakibini say
  2. Değişime duyarlı, dönüşüme hazır ol
  3. Markanı koru, kim olduğun hakkında net ol
  4. Müşteriler farklı farklıdır
  5. Daima uygun fiyata iyi bir hizmet paketi sun
  6. Daima ulaşılabilecek yerde ol
  7. Müşteri kazan, onları koru, büyüt
  8. Yaptığın iş ‘hizmet’ ile ilgilidir
  9. İş süreçlerini her zaman geliştir
  10. Bilgi topla ama karar verirken aklını kullan

 

DİJİTAL PAZARLAMA’DA 10 ALTIN KURAL

Dijital pazarlama; TV, radyo, dergi gibi geleneksel pazarlama mecralarından uzak yöntemlerle markanızı ve/veya firmanızı desteklemek ve tanıtmak amacıyla;  internet, mobil ve diğer interaktif platformları, diğer bir deyişle tüm dijital platformları kullanmaktır.

Dijital pazarlamada “benim” 10 altın kuralım

1.     Önce dijital kurum kimliği oluşturmalısınız
Kurum kimliğinin dijital platformlarda istikrar sağlaması, markalaşma sürecinin önemli unsurlarından biridir. Dijital kurum kimliği oluşturma süreci kapsamında; içerik sağlama, arama motoru optimizasyonu, mobil uyumluluk, sosyal medya iletişimi, zengin medya, e-ticaret, e-mail pazarlama ve etkileşimleri, dikkatlice değerlendirilmesi gereken unsurlardandır.

2.   Geleneksel pazarlama kuralları dijitale aktarmalısınız, ama asla aynen uygulayamazsınız!

Pazarlama, günümüzde geleneksel ve dijital olarak ikiye ayrılmış durumdadır. Genel olan kanı, pazarlama tekniklerinin günümüzde internet olmadan düşünülmesinin olanaksız olduğu yönündedir. Artık hedef kitle ile marka birbirine daha da bağlı olduğu gerçeğini gözden kaçırmamak gerekiyor.

Günümüzde internet; geleneksel mecrayı, alt kategorileri haline getirmektedir. Offline, Online’nın uzantısı olmuştur. Bunun sebebi de her yeni mecranın bir sonrakini değişime zorlamasıdır.

marka ve kitle

3.   Dijitalde ölçümleme esastır

Geleneksel pazarlama yöntemlerine her yıl milyonlarca harcama yapılırken pek çok pazarlamacı bu harcamaların dönüşlerini tam olarak ölçememekten şikayetçidirler. Dijital pazarlama ile gelen en büyük yenilik ve avantajlardan biri ise bu problemin artık ortadan kalkmasıdır. İnternette yayınladığımız bir bannerın artık kaç kez gösterildiğini, kaç tıklama aldığını, kaç kişinin ilgilenip ürünü sepete attığını ve hatta kaç kişinin ürünü satın aldığını görebildiğimiz bir dünyada, her şeyi ölçümleyebilmenin bize getirdiği en büyük fayda kuşkusuz ki pazarlama bütçesi optimizasyonu tam anlamıyla yapabilme imkanı sağlamasıdır.

4.   Yeni “tüketicilerin” vakti kısıtlı, sabrı az!

Gün içinde, bankamızın sitesine giriyor, aradığımız bir bilgiye ulaşmaya çalışıyor, almak istediğimiz ürünleri arıyor, ürün yorumları okuyor, uçak/otobüs bileti arıyor, yemek tarifi arıyor, trafiğe, hava durumuna bakıyor, yemek sipariş ediyor, haber okuyor ve daha birçok farklı amaçla onlarca, yüzlerce web sitesini ziyaret ediyoruz. Vaktimiz değerli, sabrımız sınırlı. Bir web sitesi hızlı açılmıyorsa, beklemiyoruz kapatıyoruz. Aradığımızı birkaç tıklamadan sonra bulamıyorsak cevabımızı başka bir websitesinde arıyoruz. İşte bu örnekte olduğu gibi, günümüz tüketicisinin vaktinin değerli olduğunu unutup ona uygun çözümlerimizi dijital platformlarda sunmazsak, potansiyel müşterimizi rakibimize kaptırmamız an meselesi olabilir.

5.    Trendleri çok iyi takip edeceksin.

Pazarlamanın hangi alanıyla uğraşırsanız uğraşın, trendleri tabi ki çok iyi takip etmekte yarar var, fakat iş dijital pazarlamaya geldiğinde bu konu artık bir “zorunluluk” haline geliyor. Özellikle teknolojinin hızlı gelişimi ve kullanıcıların içerik üretebiliyor olması, bizleri her an takipte olmak zorunda bırakıyor. Bir örnekle açıklarsak;

Slideshare’in eğitim ve e-öğrenme için oldukça kapsamlı bir alan yaratması hem akademisyenlerin hem de pazarlamacıların yararına olur. Bu da 2014 yılı içerisinde B2B pazarında Slideshare’in daha çok kullanılmasını sağlayacak. Benchmarking yoluyla, yeni uygulamaları gören işletmeler sektör liderlerini Slideshare’den takip edip örnek işler yaratabilir.

6.   İçerik kral olmayabilir. Belki de yeni kral usability’dir

Yıllarca gittiğimiz tüm seminerlerde dinledik “Content is the king”i.. Evet, doğruydu mutlaka. İçerik herşeydi, kraldı. Ama hala öyle mi dersek bence kesinlikle değil. İçeriğin önemini tartışmasız olmakla beraber günümüzde aynı veya benzer içerikleri sunan pek çok eş internet sitesi içerisinde sizce hangisini ilk tercihimiz olarak kullanıyoruz? İşte tam bu noktada devreye giriyor “kullanıcı dostu websitesi tasarımı”. İçeriğiniz ne kadar güçlü olursa olsun, tasarımınızı karmaşık ve kullanıcı dostu olmayan bir şekilde sunarsanız uzun vadeli bir iş sürecini sürdüremezsiniz ne yazık ki.

content

7.    Mobil cihazlardan bağımsız bir dijital pazarlama düşünülemez.

Mobil cihazların kullanımının artmasıyla beraber bu aygıtlar üzerinden dijital platformda gerçekleşecek  etkileşimlerin artmasını beklemek çok hayalci olmaz.  Chau’ya göre  Avustralya’lıların %26’sı akıllı telefonlarından alışveriş yapmış. Türkiye için de oranın gittikçe arttığını düşünebiliriz. 2014 mobilin yılı olacak gibi görünüyor.

8.   Omnichannel kavramını merkeze koymalıyız.

Dijital kanalların sayısının çoğalmasıyla birlikte markalar da pazarlama stratejilerini çok kanallı pazarlama üzerine kurmaya başladı. Çok kanallı pazarlamada dikkat edilmesi gereken konu ise her kanalda var olmak değil; her kanalda etkin olmak. Bu nedenle de firmaların yaptığı en büyük yanlışlardan biri olan ATL materyalleri dijitale aynen aktarmaktan kesinlikle sakınmalı,  bu kanalın gerekliliklerine göre materyallerimizi adapte edip kullanmalıyız.

Diğer bir bakış açısıyla; her seferinde farklı birçok mecrada ayrı pazarlama teknikleri uygulamak yerine tüketicinin nerede olduğunu belirleyerek birbirine entegre çözümler üretmek gerekir.

9.  Bloglar sosyal medya stratejinizin temelini oluşturmalı

Elbette Facebook, Twitter, YouTube ve Google+ da sosyal medya planınızda kullanacağınız araçlar, ancak tüm eforunuzu, içerik stratejinizi tamamen sizin kontrolünüzde olmayan bu kanallara harcamak mantıklı olmayacaktır.

blog pazarlama

Bu grafiğin iyi bir sosyal medya stratejisinin nasıl olması gerektiğini güzel anlattığına inanıyorum:

10.  Dijital demek sadece internet demek değil, internet of things demektir.

Pek çok kişinin zihninde dijital pazarlama denildiğinde online pazarlama, internet pazarlaması gibi kavramlar canlanmaktadır. Fakat aslında mobil pazarlama, IVR ile telemarketing, dijital panolar aracılığı ile yapılan interaktif pazarlama türlerini göz ardı eden kitlenin, gelecekteki en büyük kavramlardan biri olması planlanan “internet of things” kavramına kendisini ve firmasını alıştırmalı ve pek çok elektronik iletişim kanalını birbirine entegre ederek yeni pazarlama çözümleri üretmelidirler.

 

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>