Facebook’un WhatsApp’ın satın almasının arkasındaki nedenler neler olabilir?

anlayamazsınız - marc

Bu sorunun elbette tek bir cevabı olmamalı… 19 milyar dolarlık bir anlaşma yapıyorsanız, büyüme hedeflerinizi destekleyecek ve bunun yanında risklerinizi karşılayabilecek cinsten bir yatırım yapıyor olmalısınız. Bu kapsamda düşünüldüğünde akla kuşkusuz ilk olarak mobil reklam geliri geliyor. Facebook, WhatsApp’ı satın alarak mobil reklam gösterimine başlayabilir ve buradan oldukça yüksek miktarda gelir elde edebilir. Aslında daha büyük geliri gelecekte kişiselleştirilmiş reklam gösteriminden kazanıyor olabilir. Fakat bu model aslında WhatsApp’taki kişisel yazışmaları okuma hakkına dayanıyor. Kişisel veri gizliliği konusunda Facebook bu adımı atarsa, kuşkusuz pek çok marka reklam gösterimleri için bu yeni kanalı kullanmaya başlayacaktır. Fakat bugüne kadar sıfır reklam politikası gözetmiş olan WhatsApp, karakterine tamamen zıt olan bu muhtemel fikir konusunda nasıl bir duruş sergileyecek onu hep beraber göreceğiz.

Konuya reklam açısından yaklaştığımızda, anlaşma mobil reklamların geleceğine ilişkin belki herkesin aklına gelen ama dillendirmekten çekindiği işte bu noktaya parmak basıyor olabilir.  Facebook’un, mobil reklam gelirlerini her geçen gün artırdığı bir gerçek. Ama bir yandan da kullanıcılar Facebook’un mobil deneyimlerine reklamlarla en çok müdahale eden şirket olmasından şikayetçi iken Facebook’un adeta kendi antidotu olan WhatsApp’i satın alması da bu yönden farklı bir strateji kurguluyor olabileceğinin göstergesidir.

Facebook, bir diğer taraftan da mobil taraftaki varlığını güçlendirmiş oldu bu anlaşma ile. Özellikle yatırdığı milyarların karşılığını en çok gelişmekte olan ülkelerden alacak gibi görünüyor. Global araştırma şirketi Jana’nın yayınladığı rapor[2] da bu görüşü destekliyor. Buna göre, WhatsApp Brezilya, Meksika, Güney Afrika ve Hindistan gibi gelişmekte olan ülkelerde pazarın yüzde 50′den fazlasını domine ediyor. Facebook’un bu kritik pazarlarda kazanan WhatsApp’le rekabet etmek yerine, önündeki engeli bu şekilde kaldırdığı yorumları da bu nedenle oldukça anlamlı.

Bu satın alma işleminin arkasında yatabilecek nedenlerden bir diğeri de Facebook’un günden güne gençleri elinden kaçırıyor olması olabilir. Yapılan araştırmalar Facebook’un daha çok yetişkinler arasında popüler olduğunu ve sosyal ağın özellikle 20 yaş altı kullanıcı sayısının azaldığına dikkat çekiyor. Analistler de Facebook’un dev satın almalarla birlikte yeniden 20 yaş altı tüketicileri eko sisteminin içine almaya çalıştığını belirtiyor.

Kulislerde konuşulan bir başka muhtemel amaç ise Facebook’un ucuz internet sağlayıcı olarak gelişmemiş ülkelerde pazara girmek için WhatsApp’ı alması… Çünkü WhatsApp, internet sağlayıcı olarak kolayca kullanılabilecek bir altyapıya sahip. Facebook’un şubatta açıkladığı ‘internet.org’ projesi hakkında bilgi paylaşan Zuckerberg, dünyanın 3’te 2’sinin hâlâ temel internet hizmetlerinden bile yoksun olduğunu ve tüm insanlığı internete ulaştırmanın ana amaçları olduğunu belirtmişti. internet.org hareketiyle amaçlarının, sayısı 2.7 milyarı bulan bu kitleyi internetle tanıştırmak olduğunu söyleyerek, “Herkes nasıl 911’i arayıp ihtiyaç duyduğu temel yardımı alabiliyorsa, internetin de böyle olmasını istiyoruz. Elbette yüksek çözünürlüklü videolar gibi geniş bant gerektiren içeriklere ulaşmak ucuz ve basit veri paketleriyle mümkün değil ama Facebook, WhatsApp gibi sosyal medya kanallarını kullanmak kolay olmalı” şeklinde konuşmuştu.

GSM Operatörlerine WhatsApp Etkisi

Şüphesiz ki akıllı telefonların hayatımıza girmesi ve yaygınlaşmasıyla birlikte internet üzerinden mesajlaşma uygulamalarının kullanım oranlarında artış gözleniyor. Bu durum ise en çok operatörlerin SMS paketleri satışını olumsuz etkiliyor. Günümüzde mobil teknoloji o kadar büyük bir hızla ilerliyor ki bir kaç yıllık alışkanlıklarımız tamamen evrim geçiriyor. Öyle ki bir kaç yıl öncesinde 3G‘nin ve akıllı telefon kullanımının bu kadar yaygın olmadığı dönemlerde SMS paketleri hayatımızda çok büyük bir yer kaplıyordu. GSM operatörleri aralarında 5000, 10000′lik SMS paketleriyle rekabete giriyor, SMS kampanyalarıyla kullanıcı çekmeye çalışıyorlardı. O dönemlerde Facebook üzerinden anlık mesajlaşma, Facebook MSN entegrasyonu da bulunmamaktaydı. WhatsApp gibi uygulamalar yaygın değildir, kullanımları zor ve pahalı oluyordu.

Özetle ya telefonla konuşacaktık ya da SMS gönderecektik. Telefonla görüşmek o şartlarda pahalı olduğu için özellikle gençlerin tercihi, SMS paketlerinden yana oluyordu.

Teknolojik gelişmeleri araştıran ve değerlendiren Ovum, WhatsApp gibi uygulamaların artmasıyla internet üzerinden anlık konuşma sektörü 2016′da hızla büyüyecek ve 54 milyar Dolarlık bir piyasaya ulaşacağını ön görüyor. 2009 yılında Operatör şirketlerinin SMS’den kazançlarının yüzde 57 olduğu göz önünde bulundurulursa aradan geçen sürede gerçekleşen %10 oranındaki düşüş neticesinde %47 olarak gerilediği görülüyor.

WhatsApp gibi uygulamaların daha da yaygınlaşmasıyla önümüzdeki yıllarda SMS kullanımı daha büyük bir hızla azalması kaçınılmaz görünmekte. Kullanıcılar birbirlerine artık WhatsApp’ın var mı? diye soruyorlarArtık SMS paketleri yerine 3G paketleri alınmaya başladı. Elbette operatörleri üzen bir konu WhatsApp gibi uygulamaların fazla bir trafik kullanmaması bu nedenle yüksek kota gerektirmemesi. 100 MB’lık internet paketiyle sadece WhatsApp tercih eden bir kullanıcı 1 ay idare edebilecek durumda. Operatörlerin önümüzdeki dönemlerde ne gibi bir strateji izleyeceklerini birlikte göreceğiz.

Avrupa’da, siyasetçilerin Facebook’un WhatsApp’ı kullanarak tekel haline geleceği konusundaki uyarılarının temelinde de bu çekinceler yatıyor. Dünyada GSM şirketleri, ödedikleri vergiler ve oluşturdukları iş hacimleriyle, her ülkenin ekonomisinde çok önemli bir rol oynuyorlar. Bu şirketlerin güçlerini kaybetmesi ekonomi için endişelenen siyasetçilerin işine gelmiyor. Dolayısıyla Facebook’un GSM operatörlerini doğrudan hedef alan bu WhatsApp hamlesini tehlikeli şekilde genişletmesi halinde devletlerin yasal düzenlemelerle Facebook ve WhatsApp için önlem almaya kalkışması sürpriz olmayacaktır ki, Avrupalı parlementerlerin Facebook’u tekelcilikle suçlayarak Avrupa’da Facebook’a karşı yaptırımlar geliştirilmesini istediklerini biliyoruz. Facebook Skype’ın yapamadığını yapıp WhatsApp ile dar bir bant genişliği içinde sesli görüşmeyi mümkün kılarsa, dünyanın çok karışmasını bekliyoruz.

Sonuç olarak…

Facebook’un bu denli büyük bir satın almayla inorganik büyüme yoluna gitmesi ise anlaşmanın tartışılan diğer bir yönü. Hatta bu, şirketin WhatsApp’i aldığı haberini duyurmasıyla hisselerinin yüzde 5 oranında düşmesine gerekçe olarak gösteriliyordu. Bir süre sonra bu dalgalanmanın geçici olduğu anlaşılsa da, şirketin Instagram ve ardından WhatsApp’le büyümesi finansal olarak reel performansını ölçmeyi güçleştiriyor. Yani aslında şirketin gelecek değerlemesiyle ilgili bazı riskler getiriyor. Anlaşmayla birlikte Facebook ve WhatsApp birbirlerine zıt felsefeleriyle yan yana çalışmaya devam edecekler. Bu farklı iki yaklaşımdan hangisinin geleceği kazanacağını kestirmek zor ama sonuç ne olursa olsun Facebook’un kendini güvenceye aldığı bir gerçek.

Mobil mesajlaşma piyasası böylece gittikçe kızışıyorken, önce Viber’ın sonra da WhatsApp’ın büyük miktarlara dünyaca ünlü şirketlere satışının ardından çok daha fazla popüler olacağa benziyor. İki büyük uygulamanın da hemen hemen aynı tarihlerde satışı ise, hem büyük bir rekabetin olabileceği anlamına geliyor, hem de GSM operatörleri tarafında da el değiştirme ve yeniliklerin habercisi olabilir gibi görünüyor.

REFERANSLAR

[1] http://www.webrazzi.com/2014/02/20/facebookun-whatsappi-satin-almasina-dair-dikkat-ceken-rakamlar/

[2] http://www.jana.com/blog/facebook-can-juice-whatsapp-billions-from-emerging-markets/

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>