Posts Tagged: pazarlama

Asistanım

Beko, Türkiye’nin ve dünyanın dört bir yanından gelen yetkili satıcıları ile, İstanbul’da düzenlenen 6. Uluslararası Beko Yetkili Satıcılar Toplantısı’nda buluştu. Bizler de bayilerde kullanılmak üzere, Beko markalı ürünlere ait özelliklerin incelenebildiği ve kolay kullanımıyla daha kaliteli bir satış deneyimi yaşatan Asistanım uygulamasının lansmanını bu toplantıda yaptık. Arçelik A.Ş.’deki yönettiğim en keyifli proje için tüm ekibe buradan tekrar teşekkürler teşekkürler teşekkürler :)

Asistanım - Arçelik - Didem Papatya

Asistanım – Lansman

Letsee

İşte mükemmel bir Augmented Reality uygulaması :) Siz de marketteki milyonlarca bira markası ve çeşidi içinde kayboluyorsasanız (özellikle yurtdışındayken oranın hangi birası meşhur, hangisini içeyim, bu da neli oluyo yani şimdi?? Gibi kazık sorular aklınızdan geçiyorsa :)) bu uygulama tam size göre

Şöyle çalışıyor: Markete gidiyorsunuz, önceden indirdiğiniz letsee app’ini açıyosunuz ve içeriğini merak ettiğiniz biralara tutuyorsunuz. Bu kadar! Uygulama da size o biranın tüm içeriğini, hatta sosyal medyadaki hashtaglerini bile söylüyor. Kore startup’ı olan uygulama sadece şişenin şeklini ve etiketini tarayarak çalışıyor. Bonus olarak da daha önce o biradan içen kitlenin yorumlarını da okuyabilirsiniz :)

Letsee artırılmış gerçeklik uygulaması

Letsee artırılmış gerçeklik uygulaması

letsee app

Dikkat ekonomisi diye de bişey var

 

dikkat ekonomisi

dikkat dikkat

1970’li yıllardan günümüze geldikçe insanların sahip olduğu zaman, dikkat ve güvenin hızla azaldığını görmekteyiz. Günümüzde insanlar artık bilgi tükettiği gibi ayı zamanda ürticilerdir de (user generated content). Dijital gelişmeler ile birlikte coğrafi limitler de ortadan kalkmış, bilgiye ulaşım son derece kolaylaştığı gibi bloglar ve sosyal ağlar ile de bilgi üretme son derece kolaylaşmıştır. Artık insanlar ve topluluklar şirketlerin ürettiğinden çok daha fazla içerik üretmektedirler. Bu kadar çok bilgi ise doğal olarak dikkatte büyük azalmalara sebep olmaktadır. Aşırı iletişim dönemi diye adlandırılan bu dönemde 1 günde 5000’den fazla mesaja maruz kalan bizler, artık birkaç cümleden fazlasını okumak ya da dinlemek istemiyor, 1 dakikadan fazla süren videoları eğer dikkatimizi çekmedi ise kapatıyoruz. Son 7 senede dikkatimiz 12 dakikadan 5 saniyeye indiği kanıtlanmış bir gerçektir. Böyle bir dünyada da insanlar gürültüye karşı doğal filtreleme yöntemleri geliştirmiştir ve istemedikleri içeriklere kulaklarını tıkamaktadırlar, ne de olsa istedikleri içeriklere ulaşmaları artık bir kaç saniyelik aramalar r ile mümkündür.

Ekonomik anlamda dikkat; “satın alma, yürüme veya başka bir davranışa yönelme öncesindeki karar verme zincirinin bir halkası” olarak tanımlanabilir. Ne ölçüde dikkat çektiğimiz satışlarımıza yansıdığı bir çağa girmiş bulunuyoruz.

Dijital dünyada bu ekonomiyi önemli kılan ise hedef kitleye ilgili, kişiselleştirilmiş ve faydalı bilgiyi sunmanın mümkün olmasıdır. (müşterileri dijital dünyada ayakizinden takip edebilme olanağının doğal faydalarıdır bunlar)

Günümüzde hedef kitlenin dikkatini çekmeyi başaran, kazanır. İlgili ve kişiselleştirilmiş olma durumu, zamanla tedarikçi müşteriyi daha iyi anladıkça daha da gelişir ve mükemmelleşir.

Bunun en güzel örneklerinden birisi Twitter’dır. Yakın geçmişe kadar bilgiye ulaşmak içn haber sitelerindeki uzun makaleleri, blogları veya kitapları okurken, günümüzde sadece “ilgimizi çeken” Twitter hesaplarını takip ederek, en güncel, en çok ilgimizi çeken, bize uygun ve istediğimiz bilgilere çok kolayca ulaşabiliyoruz. Tüm Twitter kullanıcılarıın attığı tweetlerin önümüze düşmesiyle bzim seçtiğimiz 150 kişinin mesajlarının önümüze düşmesi arasında bilgi kirliliğine maruz kalma açısından çok büyük farklar var. Ayrıca her mesajın maximum 140 karakter olması da yine dikkat ekonomisini doğruluyor. Kimsenin cümleler okumak istemediği bir dünyada 140 karakter gerçekten de ideal. Twitter, kuruluşundan sonra uzun yıllar hiçbir gelir modeli olmamasına rağmen tüketicilerin dikkatini başarılı şekilde çektiği için Silikon Vadisi’nin en önemli şirketlerinden birisi olmayı da başarmıştır.

Google da dikkat ekonomisinin farkında olan ve  tüketicilerin kısıtlı zamanı ve dikkatinin değerini kavrayan başarılı bir şirkettir. Arama motoru olarak kullanıcılara gerçekten de en ilgili sonuçları getirmenin yanı sıra dikkat dağıtan banner görsellerini de bulundurmayarak sade bir kullanıcı deneyimi yaratmıştır. Böylece kullanıcı dikkatini yakalamış ve rakiplerine büyük farklar atmıştır.

Kısaca, ürün ve hizmetler kadar bilginin de hiç olmadığı kadar bollaştığı ve aynılaştığı, bilgi bolluğunun da ötesinde logaritmik bir bilgi patlamasının yaşandığı çağımızda yarının başarılı işletmeleri, daha fazla bilgi üreten değil tüketicilerin dikkatini çekme, çekilen dikkati koruma ve artan seçenekler karşısında tüketicilerin dikkatini daha verimli şekilde paylaştırmasına yardımcı olma konusunda başarılı işletmeleri olacaktır.

 

Beyaz Eşya Sektörü – SWOT Analizi

Beyaz Eşya Sektörüne Bakış

Türkiye, Avrupa’nın önde gelen beyaz eşya üreticilerinden biri konumuna gelmiştir. Senelik 25 milyon adetten fazla üretim kapasitesi ile Avrupa’da İtalya’dan sonra en büyük ikinci kapasiteye sahip olan beyaz eşya sektörü (buzdolabı, çamaşır makinesi, bulaşık makinesi ve fırın imalatı) 2 milyon kişiye istihdam sağlamaktadır. [1]

2008 yılında Türkiye’deki beyaz eşya sektörü 8 milyar ABD doları ciroya ulaşmıştır. Hem 2008 hem de 2009’da 12 milyon adedi ihraç edilmek üzere yaklaşık 16 milyon adet üretim yapılmıştır. Beyaz eşya ihracatı, genellikle İngiltere, Fransa, Almanya ve İtalya gibi Avrupa ülkelerine gerçekleştirilmiştir. [2]

Beyaz eşya sektörü 2009 yılında küresel ekonomik krizden etkilenmiştir. Krizin etkilerinin en ağır olduğu dönem olan 2009 yılının son çeyreğinde, ihracat hacmi %25 oranında, yurt içi satışlar ise %30 oranında düşmüştür. 2009 yılında hükümet krize karşılık beyaz eşya, elektronik ve otomotiv gibi bazı sektörlere ayrıcalık tanıyarak Özel Tüketim Vergisi’nde geçici bir muafiyet uygulamıştır. Beyaz eşyada %6,7 tutarında olan Özel Tüketim Vergisi 17 Mart – 15 Haziran 2009 tarihleri arasında kaldırılmış ve 16 Haziran – 30 Eylül 2009 tarihleri arasında %2 olarak uygulanmıştır. 2009 yılında ihracat hacmi 2,6 milyar ABD doları, ithalat hacmi ise 0,4 milyar ABD doları olarak gerçekleşmiştir. 2009’un ilk çeyreğiyle kıyaslandığında 2010 yılının ilk çeyreğinde ihracat hacminin %23 oranında arttığı gözlenmiştir. [1], [2]

Economist Intelligence Unit (EIU) verilerine göre Türkiye’de beyaz eşya ve elektronik pazarındaki talebin 2009-2015 yılları arasında artışına devam etmesi beklenmektedir. En yüksek büyümenin %12 yıllık bileşik büyüme oranı (YBBO) ile ses ve görüntü ekipmanlarında beklendiği sektörde, elektrikli aletler ve beyaz eşya satışlarındaki YBBO’nun ise %10 olacağı tahmin edilmektedir. [3]

Büyümenin nüfus ve kişi başı harcanabilir gelir seviyesinde beklenen artışın yanında hane ölçeğinin küçülme eğiliminde olmasının beyaz eşya için yapılan harcamaları artırması sonucunda gerçekleşeceği düşünülmektedir.

İstanbul Sanayi Odası sıralamasına göre Türkiye’de önde gelen beyaz eşya üreticileri Arçelik, Vestel Beyaz Eşya, BSH Ev Aletleri, Indesit ve Kumtel’dir. Beyaz eşya üretimi ağırlıklı olarak Marmara, Ege ve İç Anadolu bölgelerinde gerçekleştirilmektedir

Beyaz Eşya Üretimi

Beyaz Eşya Üretimi

Türkiye Beyaz Eşya & Elektronik Sektöründe Önde Gelen Firmalar

beyaz eşya sektörü - konumlandırma haritası

beyaz eşya sektörü – konumlandırma haritası

Yatırım Fırsatları

Gelişmekte olan ülkelerde beyaz eşya üretimi, en gelişmiş ülkelerdeki üretim kalitesini yakalamış ancak maliyetler daha düşük seviyede kalmıştır. Olgun ekonomiler rekabet edebilmek amacıyla yeni teknolojiler ve yeni ürünler geliştirebilmek için Ar-Ge yatırımı yapmaktadırlar. Bu sebeplerle, şirket satın alma ve birleşmeleri sektörde artan bir grafik çizmektedir. Bu eğilim Türkiye için de geçerlidir. Son on senede beyaz eşya üretimi önemli ölçüde artış göstermiştir. Türkiye Avrupa’da %22 pazar payı ile İtalya’dan sonra 2. sırada yer almaktadır. Beyaz eşya sektöründeki büyük gelişmenin ardındaki itici güç beyaz eşya üreticilerine yüksek kalitede üretim ve servisle destek olan yan sanayidir. [4]

SWOT Analizi

Strengths (Güçlü Noktalar)

• Türkiye genç bir nüfusa sahiptir ve bu durum da yeni ev kurup ev aletleri alacak çiftlerin sayısını arttırmaktadır.
• Kalite odaklı üretim Türkiye beyaz eşya sektörünü yurt dışı pazarlarda başarılı kılmıştır.
• İnovasyona verilen maddi değer ve bu konuya ayrılan insan kaynağı giderek artmaktadır.
• Sektördeki bilgi birikimi ve deneyim
• Bütün kademelerde eğitimli, bilgili kadro bulunması,
• Güçlü hassas, hızlı ve esnek üretim yapısı
• Müşteri taleplerine hızlı cevap verebilme yetkisi
• Hızlı teslimat gücü
• Türkiye’ye yatırım yapan yabancı şirketlerin varlığı
• Yetkin kalite yönetim sistemleri
• Sektör olarak beyaz eşyanın diğerlerine göre daha istikrarlı bir çizgide ilerliyor olması
• Ana sanayinin sahip olduğu teknoloji

Weaknesses (Zayıf noktalar)

• Sektörde devlet teşvikinin kısıtlı olması
• Nüfusun büyük çoğunluğunun halen düşük gelir düzeyine sahip olması, ev aletlerini değiştirmek yerine uzun süre kullanmaya yöneltmektedir.
• Beyaz eşya sektöründeki fiyat ve karlılıkların gerilemesi
• Uzakdoğu düşük kar marjı nedeniyle düşük fiyata dayalı rekabet
• Mühendis, ara teknik eleman ve teknik eleman anlamında sayıca yetersizlik
• Arazi maliyetlerinin yüksekliği
• Lojistik ve nakliyede karşılaşılan problemler,
• Finansman yetersizliği, finansmana erişimdeki sınırlar
• Firma stratejilerinin eylem planlarına dönüştürülememesi

Opportunities (Fırsatlar)

• Beyaz eşya imalatında kullanılan Cr-Ni metalinin gelecekte Türkiye’de üretilmesi bu hammaddenin ithalatında azalmayı sağlayacaktır.
• Teknolojik gelişmeler yeni ürünleri beraberinde getirmektedir. Örneğin akıllı buzdolabı üretimine başlanması
• Enerji tasarruflu ürünlere olan talep beyaz eşya sektöründe yeni bir tüketim eğitimi yaratabilir.
• Online ticaretin gelişmesi ile beyaz eşya satın alma kanallarındaki artış ve satın alım süreci kolaylığı
• Afrika, Hindistan, Asya Pasifik gibi yeni hedef pazarlarda beyaz eşyanın hala penetrasyon oranının çok düşük olması
• İç pazarın doygunluğa ulaşmaması
• Anasanayinin lider ve yenilikçi yan sanayilerle ilişkilerinde maliyetleri geri planda tutuyor olması
• Finansal olarak zor durumda olan Avrupa firmaları ile ortaklığa gidilerek kapasite artırım şansı
• Coğrafi konum avantajı ve bölgesel üretim merkezi olma potansiyeli
• ARGE ve yenilikçilik potansiyeli
• Pek çok ülkenin Çin vb ülkeler için getirdiği kısıtlamalar

Threats (Tehditler)

• Türkiye ve diğer ülkelerde ekonomik krizin yavaş iyileşmesi buzdolabı, bulaşık makinesi, televizyon, mobil telefon gibi ev aletlerine olan tüketici talebini azaltabilir
• Çok fonksiyonlu cihazlar diğer tek fonksiyonlu cihazlara talebi azaltabilir.
• Devletin koyduğu kısıtlamalar
• İthal girdi kullanımı nedeniyle küresel fiyat dalgalanmaları
• Bazı yan sanayilerin tek müşteri bazlı imalat yapmaları
• Küçük ev aletleri üretiminin son yıllarda hızla çin’e kayması
• Hızlı, düşük maliyetli, kaliteli üretebilme yeteneğine sahip ve teknolojiye hakim dış rakipler
• Küresel krizlerin olumsuz etkileri
• Ekonomik ve siyasi istikrarsızlık
Kaynaklar

[1] İhracatı Geliştirme Etüd Merkezi (İGEME), Beyaz Eşya Sektörü 2010
[2] Sanayi ve Ticaret Bakanlığı, Beyaz Eşya Sektör Raporu, Nisan 2010
[3] Economist Intelligence Unit
[4] İhracatı Geliştirme Etüd Merkezi (İGEME), Beyaz Eşya Sektörü 2010

SWOT: BEYSAD (Beyaz Eşya Yan Sanayiciler Derneği) – Strateji Belgesi 2012

BroApp: Sevgilinize Otomatik Mesaj Gönderen Uygulama

Erkekler için 10 numara uygulama yapmışlar :) brolarla çıkılan akşam eğlentilerinde sevgilinize otomatik romantik mesajlar göndermenizi sağlayacak bu uygulama için mertlik bir kademe daha bozulmuş oldu, alkış.

Ikeanın yeni teması: Sürdürülebilirlik

Geçtiğimiz günlerde sürdürülebilirlik üzerine ilk reklam filmini yayınladı IKEA.

2016 gelmeden Ikea yalnızca enerji tasarrufu yapan ampul satacak ve kampanya kapsamında markanın radyo spotlarında da evinizde nasıl daha çok tasarruf edersiniz temalı ipuçları veren reklamlar dönüyor. Ikea küçük tasarrufların büyük sonuçlara sebep olabileceğini anlatmak için bu kampanyayı yaratıyor ve yalnızca evdeki hayatı daha iyi hale getiren ürünler satmakla kalmayıp günlük anların değerinin bilinmesi için bilinçlendirmeyi de görev ediniyor.

The Wonderful Everyday kampanyası kapsamında İngiltere’deki insanların daha az fatura ödemesini sağlayarak kara geçmelerinin tüm evrene de ilham verebilmesini umuyor. En azından kampanya kendini böyle tanıtıyor. Markaların sürdürülebilirlik projeleri değerli, bu reklam filmi de işin duygusunu en iyi şekilde veriyor. Umarım faydalı kampanyalarından birine dah aböylece imza atmış olur IKEA

 

Professional History

educationcomputer skillsspecialitiesblog what im good at